EGM hangi tabancayı kullanıyor ?

Sarp

New member
Bu küçük gibi görünen ayrıntı aslında çok şey anlatıyor: Yeni model alımları başladığında eski modellerin bir gecede bütün teşkilattan kaybolması gerekmiyor. Bakım, yedek parça ve mevcut stoklar nedeniyle farklı nesiller uzun süre aynı kurum içerisinde bulunabiliyor.

Peki Neden Eski Tabancalar Hâlâ Karşımıza Çıkabiliyor?

Bunun cevabı biraz mühendislik, biraz kamu yönetimi, biraz da ekonomi.

Binlerce hatta yüz binlerce kişilik bir teşkilatta kullanılan ekipmanı değiştirmek, evdeki telefonu yenilemek gibi düşünülemez.

Bir tabancanın değiştirilmesi yalnızca yeni silahın satın alınması demek değildir. Personelin eğitiminden bakım personelinin eğitimine, yedek parçalardan kayıt sistemlerine, taşıma ekipmanlarından kullanım prosedürlerine kadar birçok alan etkilenir.

Bu nedenle eski ve yeni modellerin belli bir dönem birlikte görülmesi şaşırtıcı değildir.

Kamu tedarikinde toplam sahip olma maliyeti kavramı burada önem kazanıyor. Bir ürünün satın alma fiyatı düşük olsa bile bakım, yedek parça, eğitim ve kullanım ömrü maliyetleri yüksekse kurum açısından uzun vadede pahalı olabilir.

Tam tersine, daha pahalı görünen bir sistem uzun kullanım ömrü ve kolay lojistik sayesinde daha ekonomik olabilir.

Bu yüzden “Hangi tabanca daha ucuz?” sorusundan ziyade “Hangi sistem, kurumun bütün yaşam döngüsü boyunca daha verimli?” sorusu daha anlamlı.

Kadın ve Erkek Polisler Açısından Konuya Nasıl Bakılabilir?

Burada cinsiyet üzerinden kesin hükümler vermemek gerekiyor. “Erkek polisler performansa, kadın polisler ergonomiye bakar” gibi bir genelleme gerçekçi olmaz. Aynı meslek grubunda kişiden kişiye el yapısı, fiziksel özellikler, deneyim ve görev koşulları ciddi biçimde değişebilir.

Fakat toplumsal deneyim açısından farklı kaygıların tartışmaya açılması faydalı olabilir.

Pratik ve sonuç odaklı bir kullanıcı açısından dayanıklılık, güvenilirlik, bakım kolaylığı ve uzun süreli kullanım öne çıkabilir. Sosyal ve insan odaklı açıdan bakıldığında ise üniformayla birlikte ekipmanın kullanıcı üzerindeki fiziksel yükü, ergonomi, eğitim sırasında rahatlık ve görev stresinin yönetimi gibi konular daha fazla gündeme gelebilir.

Aslında iki yaklaşım birbirinin alternatifi değil.

Bir polis tabancasının hem teknik açıdan güvenilir olması hem de onu taşıyan insan için ergonomik olması gerekir.

Bence modern görev ekipmanlarında asıl tartışılması gereken nokta tam da bu: İnsan faktörü ile teknik performansı birbirinden ayırmamak.

Polimer Gövde Neden Önemli Hale Geldi?

2013 yılında EGM'nin şartnamelerinde polimer ve hafif metal gövdeli tabancalara kapı açılması önemli bir değişimdi. Dönemin haberlerinde, eski şartnamenin çelik gövde ağırlıklı olduğu ve değişiklikle daha hafif tabancaların ihalelere girebildiği aktarılıyordu. Haber7

Bu dönüşüm yalnızca Türkiye'ye özgü değildi. Dünyadaki birçok modern kolluk ve askeri teşkilat da daha hafif polimer gövdeli tabancalara yöneldi.

Bunun temelinde çok basit bir ergonomi problemi var: Görev ekipmanı çoğaldıkça her parçanın ağırlığı önem kazanıyor.

Tabanca tek başına ağır olmayabilir. Fakat kemer, yedek şarjörler, telsiz, kelepçe, el feneri, koruyucu ekipman ve diğer görev araçları eklendiğinde toplam yük ciddi hale geliyor.

Dolayısıyla 300-400 gramlık bir azaltım, tek başına bakıldığında küçük görünse de bütün ekipman sistemi açısından anlam kazanabilir.

Canik TP9'dan SAR9 METE'ye: Asıl Değişim Ne?

Bence burada marka değişiminden daha önemli olan şey, kurumsal silah teknolojisinin geçirdiği dönüşüm.

TP9'un EGM'nin 25.000 adetlik alımında öne çıkması, Türkiye'deki kolluk silahlarında polimer gövde ve iğne ateşleme sistemlerinin daha görünür hale gelmesinde önemli bir aşamaydı. Bloomberght+1

SAR9 METE ise bu yerli görev tabancası yaklaşımının sonraki aşamalarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Sarsılmaz, modelin Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen Özgün Yerli Tabanca Geliştirme projesi kapsamında geliştirildiğini ve EGM personeli tarafından kullanıldığını belirtiyor. SARSILMAZ

Yani konu yalnızca “Sarsılmaz mı, Canik mi?” tartışması değil.

Daha geniş açıdan bakıldığında mesele; Türkiye'nin kolluk kuvvetleri için yerli tabanca geliştirme kapasitesinin yıllar içinde nasıl geliştiği.

Bu noktada savunma sanayisi, kamu ihale sistemi, mühendislik, ergonomi, lojistik ve insan faktörleri aynı başlık altında birleşiyor.

Sonuç: EGM'nin Tabancası Hangisi?

Bugün için en net cevap şu:

EGM'nin kullandığı önemli güncel görev tabancalarından biri Sarsılmaz SAR9 METE'dir. Üreticinin resmi ürün sayfası modeli doğrudan EGM personelinin kullandığını belirtiyor; ayrıca 2025'te EGM ve Jandarma Genel Komutanlığı için 84.800 SAR9 METE teslimatını kapsayan sözleşme kamuoyuna açıklandı. SARSILMAZ+1

Fakat “EGM'nin tek tabancası SAR9 METE'dir” demek doğru olmaz.

Geçmişte Canik TP9 için 25.000 adetlik EGM alımı yapılmış olması ve Kılınç 2000 Mega için hem geçmişte büyük ölçekli alımların hem de daha sonraki yıllarda yedek parça tedariklerinin bulunması, teşkilatın farklı dönemlerden kalan çeşitli modelleri barındırabildiğini gösteriyor. Bloomberght+2Türkiye Büyük Millet Meclisi+2

Dolayısıyla “Polis hangi tabancayı kullanıyor?” sorusunun daha doğru versiyonu aslında şu:

“EGM'nin farklı dönemlerde hangi tabancaları tedarik ettiği ve bugün hangi modellerin hangi ölçekte hizmette olduğu nedir?”

Bu soru çok daha gerçekçi.

Forum açısından da asıl tartışma bence burada başlıyor: Sizce büyük bir kolluk teşkilatında tek tip tabancaya tamamen geçmek mi, yoksa görev ve personel ihtiyaçlarına göre farklı modelleri kullanabilmek mi daha mantıklı? Ayrıca bir görev tabancasını değerlendirirken sizin için daha önemli olan hangisi: ağırlık ve ergonomi, dayanıklılık, yerli üretim, bakım maliyeti, personel eğitimi yoksa uzun dönemli güvenilirlik?

Bir başka merak uyandıran soru da şu: Türkiye'nin yerli tabanca üretimindeki gelişimi düşünüldüğünde, bundan 10 yıl sonra EGM envanterinde yabancı marka tabancaların payı sizce bugünkünden daha mı düşük olur?

Bu açıdan bakınca “EGM hangi tabancayı kullanıyor?” sorusu, aslında tek bir silah modelinden ziyade Türkiye'deki kolluk teknolojisinin, kamu tedarikinin ve yerli savunma sanayisinin nasıl değiştiğini anlatan daha büyük bir hikâyeye dönüşüyor.
 
Üst