Sevval
New member
Bir Üste Çıkmak: Strateji, Empati ve Biraz da Mizah
Merhaba!
Hayat, bazen herkesin bir "üste çıkma" yarışına girdiği bir oyun gibi. Ama gelin, hep birlikte soralım: “Bir üste çıkmak ne demek?” Yoksa bu sadece dağcıların dağları fethettiği, futbolcuların rakip kaleye gol attığı veya iş yerinde terfi bekleyenlerin daha fazla çalışarak “yükseldiği” bir kavram mı? Hadi biraz eğlenelim ve bu soruyu ciddi bir şekilde değil de mizahi bir bakış açısıyla ele alalım.
Üste Çıkmak: Bir Azim ve Cesaret Meselesi mi?
Düşünün bir kere, bir dağa tırmanıyorsunuz, karşınıza bir kayalık çıkıyor ve “şu kayaya tırmanıp bir üst kata çıkayım” diyorsunuz. O kayayı tırmanırken hayatta bir yerlerde de bu tırmanışı mecazi olarak yapıyoruz değil mi? İşte birinin hayatındaki “üste çıkmak” bu kayaya tırmanmak gibidir. Kimi zaman fiziksel olarak bir şeyler başarmak, kimi zaman da kariyer basamaklarında yükselmek, hatta kimi zaman bir ilişkide en yüksek noktaya ulaşmak bu kavramla örtüşüyor.
Ancak ilginçtir ki, bu tırmanışı farklı insanlar farklı şekillerde ele alır. Hadi bunu biraz daha eğlenceli hale getirelim: Erkekler genellikle çözüm odaklıdır, yani "nasıl bir üste çıkarım?" sorusuna pragmatik bir şekilde yaklaşırlar. Kadınlar ise daha çok ilişki odaklı bir bakış açısına sahip olur, çünkü çoğu zaman bir yere çıkarken kimlerle, nasıl bir yolculuk yapılması gerektiğini düşünürler.
Erkeklerin Stratejik "Üste Çıkma" Yöntemi:
Diyelim ki bir erkek, hayatında bir amaca ulaşmak için “üstekilere” doğru adımlar atıyor. Stratejik bir yaklaşım izler, terfi almak için ekstra mesai yapar, iş yerindeki en zor projeyi üstlenir. O her zaman “en zeki” planı yapar, yolu kolaylaştırmak için her şeyi hesaplar. Kendisini odak noktasına koyarak adım adım bu yolda ilerler. Çözüm odaklı, analitik bir bakış açısıyla "Bir şekilde bu üstü tırmanacağım!" diyerek yol alır.
Ancak, bir tık daha yüksek bir basamağa çıktığında, o basamağın aslında ne kadar sağlam olduğundan şüphe duymaya başlar. Bazen, bu yükselme yalnızca dışarıdan bakıldığında parlak görünür, ama içsel olarak insanın kendisiyle barışık olması gerekir. Burada mizahi bir parantez açalım: Erkeklerin çoğu bu stratejilerini öyle bir şekilde sunar ki, sanki başarı sadece bir bilgisayar oyunu gibi bir "level" atlama meselesidir. Ama o level’ı geçtikçe, birkaç yeni engelle karşılaşırlar.
Kadınların Empatik "Üste Çıkma" Yöntemi:
Kadınlar için "üste çıkmak" biraz farklıdır. Bunu bir ilişkide de ele alabiliriz. Kadınlar, tırmanışın yalnızca kendilerine değil, etrafındaki insanlara nasıl etki ettiğine, onların hislerine nasıl dokunduğuna odaklanırlar. Çoğu zaman “üstekilere” tırmanırken bir başkasının elini tutmak, birlikte yükselebilmek, herkesin üst basamağa ulaşması gerektiğini düşünürler.
Düşünsenize, bir kadın kariyerinde yükselmek istiyor. Ancak o sadece kendi yolunu değil, etrafındaki arkadaşlarını, takım arkadaşlarını, hatta bazen ailesini de düşünerek hareket eder. Çözüm odaklı değil, ilişki odaklı bir yaklaşım sergiler. Bir yere çıkarken orada kimlerle birlikte olacak, kimleri yanına alacak, kimlere yardımcı olabilir – işte bunlar, kadınların “üste çıkma” yaklaşımında önemli unsurlar. Bu biraz daha toplumsal ve empatik bir tırmanış yolculuğudur.
Fakat işin komik yanı, kadınların bu yükselme sürecinde bazen kendi “üstekilerini” bulduğunda, çoğu zaman kendilerini bir adım geride bırakma eğiliminde olduklarıdır. Hatta bazen bu, içsel bir çatışmaya dönüşür: “Ben şimdi daha yükseğe mi çıkmalıyım yoksa bu yolu birlikte mi yürüsem?”
Kadın ve Erkeklerin Üste Çıkarken Birleştikleri Nokta:
Erkeklerin stratejik planlaması ile kadınların ilişki odaklı bakış açıları arasında bazen bir denge kurulur. Bu, hem iş dünyasında hem de kişisel yaşamda önemli bir nokta. Erkekler, bir hedefe ulaşmak için pratik bir yaklaşım sergileyebilirken, kadınlar o hedefe ulaşırken etraflarındaki insanları da düşünürler. Bir yerde birbirini tamamlarlar.
Mesela, hayal edin: Bir iş yerinde kadın ve erkek bir takım kuruyor. Erkek, projeyi başarıyla tamamlamak için harika bir strateji geliştiriyor. Kadın ise bu projeyi yaparken takımın moralini yüksek tutmak ve herkesin birlikte çalıştığından emin olmak için çaba harcıyor. Sonuçta, başarı yalnızca birinin çözüm odaklı çabalarıyla değil, aynı zamanda takımın uyumlu çalışmasıyla elde ediliyor. Burada kadın ve erkek birbirini tamamlıyor.
Bir Üste Çıkmak: Gerçekten Ne Anlama Geliyor?
Şimdi, soruyu tekrar soralım: Bir üste çıkmak gerçekten ne demek? Cevap basit: Herkesin kendi yolculuğunda, hayatındaki amaca göre bir şeyler başarması, ama bu süreçte yalnızca kendisi değil, etrafındaki insanlar da dikkate alması gerektiğini kabul etmesidir. Kimi zaman bu “üste çıkma” stratejik, çözüm odaklı bir süreç olabilir. Kimi zaman ise empatik, ilişkisel bir yükseliş olabilir. Aslında her iki yol da başarıya giden yollardır.
Düşündürücü Soru:
Peki, sizce bir kişinin “üste çıkması” için en önemli faktör nedir: Stratejik bir plan mı yoksa etrafındaki insanlarla kurduğu ilişkiler mi? Yükselirken yalnızca kendi hedeflerine mi odaklanmalıyız, yoksa başkalarını da düşünerek mi ilerlemeliyiz?
Merhaba!
Hayat, bazen herkesin bir "üste çıkma" yarışına girdiği bir oyun gibi. Ama gelin, hep birlikte soralım: “Bir üste çıkmak ne demek?” Yoksa bu sadece dağcıların dağları fethettiği, futbolcuların rakip kaleye gol attığı veya iş yerinde terfi bekleyenlerin daha fazla çalışarak “yükseldiği” bir kavram mı? Hadi biraz eğlenelim ve bu soruyu ciddi bir şekilde değil de mizahi bir bakış açısıyla ele alalım.
Üste Çıkmak: Bir Azim ve Cesaret Meselesi mi?
Düşünün bir kere, bir dağa tırmanıyorsunuz, karşınıza bir kayalık çıkıyor ve “şu kayaya tırmanıp bir üst kata çıkayım” diyorsunuz. O kayayı tırmanırken hayatta bir yerlerde de bu tırmanışı mecazi olarak yapıyoruz değil mi? İşte birinin hayatındaki “üste çıkmak” bu kayaya tırmanmak gibidir. Kimi zaman fiziksel olarak bir şeyler başarmak, kimi zaman da kariyer basamaklarında yükselmek, hatta kimi zaman bir ilişkide en yüksek noktaya ulaşmak bu kavramla örtüşüyor.
Ancak ilginçtir ki, bu tırmanışı farklı insanlar farklı şekillerde ele alır. Hadi bunu biraz daha eğlenceli hale getirelim: Erkekler genellikle çözüm odaklıdır, yani "nasıl bir üste çıkarım?" sorusuna pragmatik bir şekilde yaklaşırlar. Kadınlar ise daha çok ilişki odaklı bir bakış açısına sahip olur, çünkü çoğu zaman bir yere çıkarken kimlerle, nasıl bir yolculuk yapılması gerektiğini düşünürler.
Erkeklerin Stratejik "Üste Çıkma" Yöntemi:
Diyelim ki bir erkek, hayatında bir amaca ulaşmak için “üstekilere” doğru adımlar atıyor. Stratejik bir yaklaşım izler, terfi almak için ekstra mesai yapar, iş yerindeki en zor projeyi üstlenir. O her zaman “en zeki” planı yapar, yolu kolaylaştırmak için her şeyi hesaplar. Kendisini odak noktasına koyarak adım adım bu yolda ilerler. Çözüm odaklı, analitik bir bakış açısıyla "Bir şekilde bu üstü tırmanacağım!" diyerek yol alır.
Ancak, bir tık daha yüksek bir basamağa çıktığında, o basamağın aslında ne kadar sağlam olduğundan şüphe duymaya başlar. Bazen, bu yükselme yalnızca dışarıdan bakıldığında parlak görünür, ama içsel olarak insanın kendisiyle barışık olması gerekir. Burada mizahi bir parantez açalım: Erkeklerin çoğu bu stratejilerini öyle bir şekilde sunar ki, sanki başarı sadece bir bilgisayar oyunu gibi bir "level" atlama meselesidir. Ama o level’ı geçtikçe, birkaç yeni engelle karşılaşırlar.

Kadınların Empatik "Üste Çıkma" Yöntemi:
Kadınlar için "üste çıkmak" biraz farklıdır. Bunu bir ilişkide de ele alabiliriz. Kadınlar, tırmanışın yalnızca kendilerine değil, etrafındaki insanlara nasıl etki ettiğine, onların hislerine nasıl dokunduğuna odaklanırlar. Çoğu zaman “üstekilere” tırmanırken bir başkasının elini tutmak, birlikte yükselebilmek, herkesin üst basamağa ulaşması gerektiğini düşünürler.
Düşünsenize, bir kadın kariyerinde yükselmek istiyor. Ancak o sadece kendi yolunu değil, etrafındaki arkadaşlarını, takım arkadaşlarını, hatta bazen ailesini de düşünerek hareket eder. Çözüm odaklı değil, ilişki odaklı bir yaklaşım sergiler. Bir yere çıkarken orada kimlerle birlikte olacak, kimleri yanına alacak, kimlere yardımcı olabilir – işte bunlar, kadınların “üste çıkma” yaklaşımında önemli unsurlar. Bu biraz daha toplumsal ve empatik bir tırmanış yolculuğudur.
Fakat işin komik yanı, kadınların bu yükselme sürecinde bazen kendi “üstekilerini” bulduğunda, çoğu zaman kendilerini bir adım geride bırakma eğiliminde olduklarıdır. Hatta bazen bu, içsel bir çatışmaya dönüşür: “Ben şimdi daha yükseğe mi çıkmalıyım yoksa bu yolu birlikte mi yürüsem?”
Kadın ve Erkeklerin Üste Çıkarken Birleştikleri Nokta:
Erkeklerin stratejik planlaması ile kadınların ilişki odaklı bakış açıları arasında bazen bir denge kurulur. Bu, hem iş dünyasında hem de kişisel yaşamda önemli bir nokta. Erkekler, bir hedefe ulaşmak için pratik bir yaklaşım sergileyebilirken, kadınlar o hedefe ulaşırken etraflarındaki insanları da düşünürler. Bir yerde birbirini tamamlarlar.
Mesela, hayal edin: Bir iş yerinde kadın ve erkek bir takım kuruyor. Erkek, projeyi başarıyla tamamlamak için harika bir strateji geliştiriyor. Kadın ise bu projeyi yaparken takımın moralini yüksek tutmak ve herkesin birlikte çalıştığından emin olmak için çaba harcıyor. Sonuçta, başarı yalnızca birinin çözüm odaklı çabalarıyla değil, aynı zamanda takımın uyumlu çalışmasıyla elde ediliyor. Burada kadın ve erkek birbirini tamamlıyor.
Bir Üste Çıkmak: Gerçekten Ne Anlama Geliyor?
Şimdi, soruyu tekrar soralım: Bir üste çıkmak gerçekten ne demek? Cevap basit: Herkesin kendi yolculuğunda, hayatındaki amaca göre bir şeyler başarması, ama bu süreçte yalnızca kendisi değil, etrafındaki insanlar da dikkate alması gerektiğini kabul etmesidir. Kimi zaman bu “üste çıkma” stratejik, çözüm odaklı bir süreç olabilir. Kimi zaman ise empatik, ilişkisel bir yükseliş olabilir. Aslında her iki yol da başarıya giden yollardır.
Düşündürücü Soru:
Peki, sizce bir kişinin “üste çıkması” için en önemli faktör nedir: Stratejik bir plan mı yoksa etrafındaki insanlarla kurduğu ilişkiler mi? Yükselirken yalnızca kendi hedeflerine mi odaklanmalıyız, yoksa başkalarını da düşünerek mi ilerlemeliyiz?