Anasayfa / Girişimcilik / Yeni Bir İşe Atılmadan Önce Kendinize Sormanız Gereken 5 Soru

Yeni Bir İşe Atılmadan Önce Kendinize Sormanız Gereken 5 Soru


Yeni Bir İşe Atılmadan Önce Kendinize Sormanız Gereken 5 Soru

Pek çok inovatif birey ve ekip yeni iş fikri ile ortaya çıkıyor. Ancak iyi olanları iyi olmayanlardan nasıl ayrılacağı ve kavramlarını potansiyel müşterilere, yatırımcılara veya ortaklara nasıl ifade edebilecekleri konusunda mücadele ediyorlar. Sonuç olarak, çoğu yeni ürün fikirleri bu sebeplerden dolayı hayata geçmeden kaybolmaktadır.

Yeni bir işe yeni başlamış bir şirkete dalmadan önce, girişimciler en azından bu beş soruyu kendilerine sormalı ve cevaplamalıdır:

Müşterileriniz kim?

Hizmet etmeyi planladığınız müşterilerin türlerini ve mümkün olduğunca spesifik şekilde açıklayın. Ürününüz 18 ila 24 yaşındaki “oyuncu” erkeklere yönelik futbol odaklı bir mobil oyun mu? Bu durumda potansiyel müşterilerinizin bir cep telefonuna sahip olabileceğini düşünerek yol haritanızı buna göre belirleyin.

Ya da yeni moda bir kot pantolon mu satmayı planlıyorsunuz? Bu pantolonun, satışı yapacağınız bölgedeki insanlardan hangi yaş ortalamasına hitap edebileceğinin analizini yapın. Satış kitlenizi belirleyin.

Müşterinizin karşılanmayan ihtiyacı nedir?

Başka bir deyişle, müşterinizin ürününüz veya hizmetinizi tercih etmesindeki sebep nedir? Bu, akut ve karşılanmamış bir ihtiyaç olabilir. Örneğin, vücut kemiklerinden biri kırıldığında platin takılması gereken kişiler. Belli bir süreden sonra vücutlarına zarar verse bile platini kullanmak zorundalar.


Genel olarak konuşursak, yeni ürününüz için daha fazla müşteri ihtiyacına, daha fazla gereksinim duyduğuna göre, daha fazla müşteri talebi ile karşılaşırsınız. Çözümünüzün müşteri için ne kadar önemli olduğunu ve müşterinin bu çözüme ne kadar ihtiyacı olduğunu kendinize sorun.

Müşterileriniz bugün bu ihtiyacı nasıl karşılıyor?

Bir diğer önemli soru ise; “Müşterileriniz bugün bu ihtiyacı nasıl çözüyorlar?”. Elbette ki bu ihtiyacı tam anlamıyla hakkını vererek karşılamıyor olabilirler. Belki de daha az zarif bir yöntem kullanarak ihtiyaçlarını karşılamaktalar.

Örneğin, antibiyotik kreminden önce insanlar hala mikropları kesik ve çiziklerden sabun ve su ile yıkayarak çıkarmaya çalıştılar. CRM sistemlerinden önce, işletmeler listeleri ve elektronik tabloları tutarak müşterileri takip etti.

Peki, siz sorunu direk çözüm sunacak cevabı geliştirdiğiniz üründe barındırıyor musunuz? Cevabınız evet ise müşterilerinize çözüm bulan diğer cevaplara göre bir adım daha öndesiniz demektir.

Çözümün nedir?

Hangi ürün, servis veya ürün/hizmet kombinasyonunu sunacaksınız? Unutmayın, çözümünüzü açık, net, açık bir cümle ile tanımlayabilmelisiniz. Kısa öz açıklamanızı, aynı anlama sahip olup olmadıklarını görmek için işletmenizi bilmeyen birkaç kişi tarafından çalıştırın.

Müşterileriniz nasıl fayda sağlayacak?

İkinci sorumuzla ilgili – “Müşterinizin karşılanmayan ihtiyacı nedir?” – Müşterilerin çözümünüzden nasıl yararlanacaklarını sormak, işletmenin “değer önerisini” açıkça ifade etmesine yardımcı olur.

Yeni bir ürün veya iş fikrinin akla getirdiği temel soru, “Bu ürün veya hizmet değer sağlayabilecek mi?”.  İlk bakışta güçlü görünebilecek bazı fikirler taslaktır. Fakat bu ürün ya da hizmet üzerinde düşündükçe taslağınızı geliştirir ve son halini ortaya çıkarırsınız.

Fakat önemli olan sizin ortaya koyduğunuz bu ürün ya da hizmetten müşterinin ne şekilde fayda sağlayacağıdır. Sizin tek tek, tüm detaylarına kadar düşünüp geliştirdiğiniz ürün müşteriye direk olarak hitap etmelidir. Müşterinin sorununa dolaylı olarak değil, direk olarak çözüm bulmalıdır.

Unutmayın! Sizin ürününüzün satış kabiliyeti, ancak müşterinin hizmetlerini karşılayabildiği kadardır.

İlginizi Çekebilir

Girişimciler İçin 8 Önemli Tavsiye

Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz? Günlük yaşamınızda başarıyı nasıl yaşıyorsunuz? Bu sorular kulağa bir yoga eğitmeninin sık …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir